GELECEĞE GİDEN YOL: STRATEJİK ADIMLAR
Bir zamanlar Erzurum’dan geçen bir yolcunun, şehrin yüksek tepelerinden önündeki geniş coğrafyaya bakarak söylediği rivayet edilir:
“Bu topraklara sahip olan, yalnızca bir şehre değil; doğuya açılan büyük bir kapıya sahip olur.”
Bu söz, belki de Erzurum’un tarih boyunca taşıdığı anlamı en yalın şekilde anlatmaktadır. Çünkü Erzurum hiçbir zaman yalnızca bir şehir olmamış; yolların kesiştiği, milletlerin buluştuğu, ticaretin yön değiştirdiği ve Türkiye’nin doğuya açılan kapısı olarak stratejik önem taşıyan bir merkez olmuştur.
Bugün değişen şartlar, ulaşım teknolojileri ve ekonomik dengeler karşısında değişmeyen bir gerçek vardır:
Erzurum’un coğrafi konumu, Türkiye’nin geleceği açısından stratejik bir değerdir.
Erzurum’un kalkınması yalnızca bir ilin meselesi değildir. Bu konu; Doğu Anadolu’nun ekonomik geleceğini, Türkiye’nin Kafkasya ve Orta Asya’ya açılan stratejik konumunu ve bölgesel dengeleri doğrudan etkileyen millî bir meseledir.
Tarih boyunca İpek Yolu’nun en önemli kavşaklarından biri olan Erzurum; ticaretin, kültürün ve medeniyetlerin buluştuğu önemli bir merkez olmuştur. Bugün de aynı coğrafi avantaja sahip olan şehrimiz; güçlü insan kaynağı, geniş tarım ve hayvancılık potansiyeli, zengin doğal kaynakları, turizm imkânları ve köklü tarihî mirasıyla büyük bir kalkınma kapasitesini bünyesinde barındırmaktadır.
Ancak bu potansiyelin tam anlamıyla harekete geçirilebilmesi; başta ulaşım ve lojistik olmak üzere, kamu yatırımlarının bütüncül bir anlayışla planlanmasına ve kurumlar arasında güçlü bir koordinasyon ve senkronizasyon sağlanmasına bağlıdır.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı’nın 2025 yılı Aralık ayında Erzurum’da yaptığı açıklamalara göre, toplam 379 kilometre uzunluğundaki Erzincan–Erzurum–Kars Hızlı Tren Hattı’nın etüt ve proje çalışmaları devam etmektedir. Erzincan–Erzurum arasındaki 173 kilometrelik bölümün projelendirmesi tamamlanmış, Erzurum–Kars arasındaki 206 kilometrelik bölümde ise yüzde 90 seviyesinde ilerleme sağlanmıştır. Proje çalışmalarının 2026 yılının ilk yarısında tamamlanması hedeflenmiştir.
Sayın Bakan, söz konusu projenin yalnızca Erzincan, Erzurum ve Kars’ın değil; Orta Koridor’un en güçlü güzergâhlarından biri olarak Türkiye’nin ve güzergâh üzerindeki ülkelerin ortak stratejik meselesi olduğunu açıkça ifade etmiştir.
Aynı resmî açıklamalarda, mevcut Sivas–Divriği–Erzurum–Kars demiryolu hattının yaklaşık 667 kilometrelik bölümünde modernizasyon, elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmalarının da planlandığı belirtilmiştir.
Bunun yanında, Erzurum’un Karadeniz’e bağlantısını güçlendirecek karayolu projeleri de büyük önem taşımaktadır. Ovit Tüneli’nin devamı niteliğindeki Kırık Tüneli ve Dallıkavak Tüneli ile Kop Tüneli’nin tamamlanmasıyla Erzurum–İspir–Rize güzergâhının önemli ölçüde kısalması; ulaşım süresinin azalması ve Karadeniz limanlarına erişimin daha hızlı, güvenli ve ekonomik hâle gelmesi beklenmektedir.
Bu yatırımların birbirinden bağımsız projeler olarak değil, aynı kalkınma ve lojistik vizyonunun birbirini tamamlayan unsurları olarak ele alınması gerekmektedir.
Özellikle Erzurum açısından kamu kurumları arasındaki koordinasyon, iş birliği ve senkronizasyonun çok daha güçlü bir şekilde sağlanması büyük önem taşımaktadır. Ulaştırmadan sanayiye, tarımdan hayvancılığa, turizmden lojistiğe, enerjiden ticarete kadar farklı alanlarda yürütülen kamu yatırımlarının ortak bir stratejik planlama anlayışı içerisinde değerlendirilmesi, Erzurum’un sahip olduğu potansiyelin ekonomik değere dönüştürülmesini hızlandıracaktır.
Merkezî idare ile yerel yönetimler, ilgili kamu kurumları, yatırımcı kuruluşlar ve bölgedeki ekonomik aktörler arasında sağlanacak etkin koordinasyon; kaynakların daha verimli kullanılmasına, yatırımların birbirini tamamlamasına, bürokratik süreçlerin hızlandırılmasına ve projelerin daha kısa sürede sonuçlandırılmasına önemli katkı sağlayacaktır.
Limanlara ve yüksek standartlı demiryolu ağına erişimin güçlendirilmesi;
- İhracat maliyetlerini düşürecek,
- Sanayi yatırımlarını daha cazip hâle getirecek,
- Tarım ve hayvancılık ürünlerinin ulusal ve uluslararası pazarlara rekabetçi şartlarda ulaşmasını sağlayacak,
- Lojistik sektörünün gelişmesine katkı sunacak,
- Yeni istihdam alanları oluşturacak,
- Bölge ekonomisine kalıcı bir ivme kazandıracaktır.
Palandöken Lojistik Merkezi’nin 2018 yılında hizmete alınması ve Erzurum Havalimanı’nın kapasite artışıyla yıllık yolcu sayısının 100 binlerden 1 milyonun üzerine çıkması, şehrin sahip olduğu potansiyelin somut göstergelerindendir.
Bununla birlikte, hızlı tren projesinin etüt ve proje aşamasından çıkarılarak yatırım ve inşaat sürecine geçirilmesi, Karadeniz bağlantılarının tamamlanması ve ulaşım altyapısının bütüncül bir anlayışla güçlendirilmesi; Erzurum’un tarihî ve stratejik misyonuna yeniden kavuşması açısından büyük önem taşımaktadır.
Erzurum’un kalkınması, Türkiye’nin doğusunun kalkınması demektir. Resmî belgeler ve Bakanlık açıklamalarıyla ortaya konulan projelerin vakit kaybedilmeksizin hayata geçirilmesi; üretim, ticaret, ulaştırma ve lojistik alanlarında Erzurum’un hak ettiği konuma ulaşmasına önemli katkı sağlayacaktır.
Erzurumluların beklentisi, bu projelerin yalnızca ekonomik maliyet hesapları üzerinden değerlendirilmemesidir. Erzurum’un Millî Mücadele’nin önemli merkezlerinden biri olması, Türkiye’nin doğusundaki stratejik konumu ve Kafkasya ile Orta Asya’ya açılan kapı niteliği taşıması dikkate alınmalıdır.
Bunun yanında, bölgemizin tarih boyunca taşıdığı jeopolitik önem ve günümüzde Kafkasya, Orta Asya, Karadeniz ve Orta Doğu ekseninde yaşanan gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde, Erzurum’un ulaşım ve lojistik altyapısının güçlendirilmesinin yalnızca bölgesel değil, aynı zamanda ulusal ve uluslararası ölçekte stratejik bir mesele olduğu açıktır.
Bu nedenle böylesine stratejik öneme sahip bir projenin, yalnızca mali gerekçeler veya kısa vadeli ekonomik değerlendirmeler çerçevesinde ele alınmaması gerektiğine inanıyoruz.
Erzincan–Erzurum–Kars demiryolu hattı ve bağlantılı ulaşım projeleri; herhangi bir lobi faaliyetinin veya dar bölgesel yaklaşımın gölgesinde değil, devlet aklı, millî menfaatler, bölgesel kalkınma hedefleri ve Türkiye’nin uzun vadeli stratejik çıkarları doğrultusunda değerlendirilmelidir.
Güzergâh ve yatırım kararlarında; Türkiye’nin doğusunun kalkınması, üretim kapasitesinin artırılması, lojistik koridorların güçlendirilmesi, Kafkasya ve Orta Asya ile ticari bağlantıların geliştirilmesi ve bölgesel ekonomik dengelerin güçlendirilmesi birlikte ele alınmalıdır.
Özellikle Erzurum’un sahip olduğu stratejik konum dikkate alınarak, ilgili tüm kamu kurumlarının aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi ve yatırımlar arasında güçlü bir kurumsal senkronizasyon oluşturulması artık bir tercih değil, kalkınma açısından önemli bir ihtiyaçtır.
Bu konuda farklı kurum, kuruluş ve sivil toplum temsilcileri tarafından bugüne kadar çeşitli değerlendirmeler ve tespitler ortaya konulmuştur. Bizler de Erzurumlular Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Vakfı olarak, sivil toplum kuruluşu olmanın sorumluluğu ve hemşehri bilinci içerisinde, Erzurum’un kalkınma potansiyelinin daha güçlü şekilde değerlendirilmesi gerektiğini açık ve güçlü bir şekilde ifade ediyoruz.
Bizim yaklaşımımız herhangi bir kurum veya kuruluşu eleştirmekten öte; Erzurum’un ortak meseleleri etrafında kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, iş dünyası ve toplumun bütün kesimleri arasında güçlü bir iş birliği ve ortak akıl oluşturulmasına katkı sunmaktır.
Erzurum’un meselelerinin gündemde tutulması, doğru yatırımların desteklenmesi ve şehrimizin sahip olduğu stratejik potansiyelin Türkiye’nin kalkınma hedefleriyle bütünleştirilmesi konusunda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz.
Çünkü Erzurum’un kalkınması yalnızca Erzurumluların değil, Türkiye’nin ortak meselesidir.
Erzurum’un geleceği için atılacak her adım, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğine yapılan bir yatırımdır.
Bu anlayışla; Erzurum’un ulaşım, lojistik, sanayi, tarım, hayvancılık, turizm ve ticaret potansiyelini birlikte değerlendiren, kurumlar arası koordinasyonu esas alan ve uzun vadeli stratejik hedeflerle uyumlu bir kalkınma perspektifinin hayata geçirilmesini bekliyoruz.
Erzurum’un hak ettiği kalkınma hamlesi; yalnızca Erzurum’un değil, Doğu Anadolu’nun ve Türkiye’nin ortak kazanımı olacaktır.
Hasan Koç
Vakıf Başkanı
