Sporun Ötesinde Bir Terbiye: Vakıf Ocağında Yetişmek
Toplumların ayakta kalmasını sağlayan yalnızca ekonomik güç ya da kurumsal yapılar değildir. Asıl belirleyici olan, o toplumun gençlerine hangi değerleri aktarabildiğidir. Gençlik döneminde karşılaşılan kurumlar, insanlar ve ortamlar bireyin karakterini, dünya görüşünü ve aidiyet duygusunu derinden etkiler. Bu noktada vakıflar, modern şehir hayatı içinde çoğu zaman fark edilmeyen fakat son derece hayati bir rol üstlenen müesseselerdir.
Benim hayatımda bu rolü üstlenen yerlerden biri Maltepe Erzurumlular Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Vakfı’dır. 2018 ile 2022 yılları arasında vakfımız bünyesinde düzenlenen karate kursuna katıldım. O dönemlerde bunu bir spor faaliyeti olarak görüyorduk. Disiplin kazanmak, fiziksel olarak gelişmek ve kendimizi yetiştirmek için katıldığımız bir kurs… Ancak zaman geçtikçe anladım ki aslında mesele sporun çok ötesindeydi.
Karate hocamız, bugün vakfımızın başkanlığını yürüten Hasan Koç’tu. O günlerde bize öğretilen şey yalnızca teknik hareketler ya da spor disiplini değildi. Aslında farkında olmadan bir terbiyenin, bir duruşun ve bir kültürün içinde yetişiyorduk.
Büyük şehirlerde gençliğin karşı karşıya kaldığı riskler her geçen gün artıyor. Yanlış alışkanlıklar, amaçsızlık, kimlik arayışı ve yalnızlık duygusu birçok genci savurabiliyor. İşte tam bu noktada vakıfların sunduğu ortamın kıymeti ortaya çıkıyor. Çünkü vakıflar gençler için yalnızca bir etkinlik alanı değil; aynı zamanda güvenli bir liman, sağlam bir sığınak ve doğru bir istikamet sunan sosyal kurumlardır.
Maltepe Erzurumlular Vakfı da bu anlamda gençlere kapısını açan, onları sahiplenen ve ücretsiz faaliyetlerle hayatlarına yön veren önemli bir merkezdir. Spor faaliyetleri, kültürel programlar, herefene buluşmaları ve sohbet ortamları gençlerin hem fiziksel hem de zihinsel olarak gelişmesine imkân tanır.
Özellikle herefene programları, Erzurum kültürünün sıcaklığını ve dayanışma ruhunu genç nesillere aktaran nadide ortamlardır. Bu sofralarda yalnızca yemek paylaşılmaz; tecrübe aktarılır, kültür yaşatılır ve gençler kökleriyle bağ kurar.
Bugün otuz yaşına gelmiş biri olarak geriye dönüp baktığımda, o yılların bana kazandırdığı en önemli şeyin yalnızca spor disiplini olmadığını çok daha iyi anlıyorum. Asıl kazanç, bir kültürün içinde bulunmak, doğru bir çevre içinde yetişmek ve memlekete dair güçlü bir aidiyet duygusu geliştirmekti.
Bugün vakfımızın mütevelli heyetinde yer almak benim için sadece bir görev değil, aynı zamanda bir vefa meselesidir. Çünkü vakıflar yalnızca faaliyet üreten kurumlar değildir; onlar insan yetiştiren, gençleri koruyan ve toplumsal dayanışmayı diri tutan kadim ocaklardır.
Maltepe Erzurumlular Vakfı da işte bu ocağın yaşayan örneklerinden biridir.
Yazar: Berkay Koç
Görev: Maltepe Erzurumlular Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Vakfı Mütevelli Üyesi
